Şiddetin Gizli Tanığı
Küçük pembe yanaklarımdan yaşlar süzülürdü durmadan. En çok geceleri ağlardım. Çünkü babam gece eve gelirdi. Odamda yorganı başıma kadar çekip, uyuyor numarası yapardım her gece. İstisnasız her gece dayak yerdi annem, usul usul ağlardı. Kısa çığlıkları, babamın onu oradan oraya çarpma sesleri, tokat sesleri, bir şeylerin düşüp kırılma seslerinden tahmin ederdim hangi odada olduklarını. Evimiz büyüktü, zengin sayilmasak da durumumuz iyiydi. Annem cahil bir kadın değildi. Küçüklüğünden beri çaresiz olduğuna inandırılmış biriydi sadece. Babama acırdı, öfke duyardı fakat kin gütmezdi, onu anlardı bir şekilde. Kendi babasına benzetirdi, sinirli hallerini. Gece şiddeti dışında, normal görünümlü bir aileydik. Babamdan çok korkardım, sevmekten bile korkardım onu. Sevgi şiddet ile cezalandırılan tehlikeli bir duyguydu, anlamıştım. Annem onu severek hayatının hatasını yapmıştı. Beni bir sığınak gibi görürdü annem, yanıma yatardı, sessizce ağlardı. Ona sarılır ben de ağlardım, uyuyakalana dek bi...