Yollarda
Sen kullanacaksın. Yanında oturup boş boş konuşmayı planlıyorum. Ve yolda olduğumuz için de dinlemek zorundasın. Ne harika bir yolculuk her şeye ben karar veriyorum. Normalde böyle değilim. Kararlara uymakta çok başarılıyımdır.
Hadi sen de istediğin bir kostüm giy üstüne. Normalde olmadığın biri gibi davranmak çok rahatlatıcı. İstediğin kadar hızlı kullanabilirsin mesela hızdan korkmam. Sevdiğin bir şarkıyı dinleyebiliriz. Yanına kötü kokmayan bir yiyecek alabilirsin. İçecekleri ben aldım alkol yok o da kötü kokar.
Saat 17.00 şu an. Gece yola devam ederiz. Mola yerlerine bayılırım. Onlar oradalar her gün ve biz geçip gidiyoruz. Geçip gitmek insanın doğasında var bence. Avcı ve toplayıcıyken şimdi düştüğümüz şu hale bak. Ev bile değil, apartman dairelerine sıkışıp kaldık. Kibrit kutusundaki böcekler gibi.
Kafka, Gregor Samsa'yı boşuna böceğe çevirmemiş. Bazı yazarlar farkında olmadan görüyor geleceği. Bütün bir dünya bir sabah uyandığında Gregor Samsa olduğunu fark etti. İğrenç bir dönüşüm. Kusmamak için de maske takıyoruz.
Araba güzel değil mi? Kullanmak nasıl? Camı biraz açıyorum rahatsız ederse söyle. Hızlı gitmiyorsun. Yolun keyfini çıkarmak için mi? Ne sıcak ne soğuk tam yolculuk havası. Radyoyu açabilir miyim? Ya da boş ver haberler filan çıkar moralimiz bozulur.
Nereye mi gidiyoruz? Bunu hiç sorma. Varılacak bir yer, anlamsız kılar bu yolculuğu. Yolun sonunu bilmek diye bir şey yok ki dünyada. Ne zaman öleceğimi söyleyebilecek bir falcıyla karşılaşsam kulaklarımı tıkar la la lalalala la la diye bağırırdım. Ya da inanmazdım ona. Şu falcı kadın gidebilir mi? Üçüncü bir kişiyi istemiyor bu araba.
Ona isim koyalım mı? Mustang Musti Muuuysti :P Ne berbat reklam. Hangi hayvana benziyor? Ejderha? Panter? Muhafız? Mus desek kısaca. Bilemedim. Fikrin varsa yorumlara yaz. Iyy hiç öyle biri olmak istemem. Kanalıma abone ol vb. diyerek dolaşan.
İnsanlara iyi gelmek bana iyi geliyor. Ama insanlara neyin iyi geleceğini tahmin etmeye çalışmak saçmalık. Çünkü insanların duyguları borsa gibi, her an değişiyor. Düşünceleri de hisse senetleri mi diyeyim yani başkaları değer veriyorsa, düşünceleri kıymete biniyor. Çoğunluk onaylamıyorsa, hop fikirlerini değiştiriveriyorlar. Oysa kimse ilgilenmese de fikirlerinle ya da beğenmese mesela, senin gözündeki kıymeti değişmemeli. Çünkü sen değerlisin ve seninle ilgili her şey değerli.
Bazen insanlar beni tuhaf buluyor gibi geliyor. Bana kalırsa hepsi manyak. Arkadaş bulmakta zorlanıyorum. Belli oluyor mu dedin? Sağol ya. Entel arkadaşlar edindiğim de oldu. Okudukları kitapları üst üste diziyor onlar ve en tepeye çıkınca egolarının da onlarla beraber yükseldiğini düşünüyorlar. İnceden bir küçümseme oluyor bazen aramızda. İroni ile aşağılama. Söz oyunları ile üste çıkma mücadelesi. Kendisine çizdiği imaj şu; senin tanıyacağın bir örnek vereyim Charles Bukowski. İşte aynı böyle yapıyorlar. Sen ancak Bukowski'yi tanırsın aslında o kadar da "entel" değilsin demek istiyorlar. Halbuki entel zaten entelektüel olmaya özenen ancak bunun için gerekli niteliği kazanmamış (kimse), sahte aydın demek. Bu yüzden entel olmakla övünmek gülünç. Ama sahtelikle övünmek çok moda şimdilerde ya da hırsızlıkla ya da adaletsizlikle.
Sinirlendim biraz değil mi? Yalnızlık çerçevesinde, yüzüne sahte gülümse takınmış bir fotoğrafım. Camı kapatıyorum biraz üşüdüm. Yol üzerinde bir köy var mıdır? Gezi programı çekiyoruz deyip bedavadan köyü yesek ya. Artık telefonla da çekim yapıyorlar. Uyanır mı köydekiler? Ben sunucuyu oynarım. Sunucuyu yiyen bir nine vardı hatırladın mı? Çok komik video.
Bizim zamanımızda haftada bir ya da on beş günde bir komik videoya denk gelir, günlerce geyiğini yapardık. Ah öyle yaşlandım ki bazen anane evi gibi koktuğumu hissediyorum. Türkiye'de geçirilen 30 yıl. Kesinlikle yaşlandım. Yalnızlık çerçevesinde, kırış buruş yüzüne sahte gülümse takınmış bir fotoğrafım. Kendimle dalga geçmeyi seviyorum. Her şeyle dalga geçmek güzel.
Çok yavaş araba kullanıyorsun bazen uyuduğunu düşünüyorum. Çok sıkıldın da söylemiyor olabilir misin? Söyleyemiyor da olabilirsin evet. Yol çabucak bitsin diye hızlanabilirdin neden yavaşladın? İneyim diye mi? Zekice. Zaten varacağımız bir yer yok hızlansam ne olur? diyorsun. Mantıklı. Peki ben iniyorum o zaman. Sonra görüşürüz. Ben teşekkür ederim.
Arabayı da kaptırdık iyi mi?

Yorumlar
Yorum Gönder