Gökyüzüne Bak⭐
Her istediği zaman yıldızlara bakamıyor insan. Buna balkonsuz evler engel, bulutlu gökyüzü, boyun ağrıları engel. Buna şehir ışıkları, evlerin çatıları, buğulu camlar engel. Bütün göğe bakma durakları şiirlerde. Gerçek dünyada diye başlasam ya cümleye. Sevimsizleştirsem bir anda her şeyi. Çünkü böyle başlayan bir cümle şu şekilde devam eder en iyi ihtimalle; gerçek dünyada yıldızlardan daha önemli şeyler var. (Hâlbuki yok)
Gerçek dünyada, gerçek olamayacak kadar güzel bir şey yok. Gerçek dünyada insanlar, paha biçmeyi seviyor ve elde etmeyi. Rakamlarla ifade edilen mutluluklar var. Soyununca güzel olan kadınlar, masaya ve uygun bulduğu her yere, yumruğunu vurunca 'adam' olan erkekler var. Karnı hiç doymayanlar, gözü bir türlü doymayanlar için çalışıyor. Gerçek dünyada hayatta kalmaya çalışmak, insanı epey yoruyor.
O yüzden derin bir nefes alıp, gökyüzüne bakmak önemlidir. İnsanın yüreğini hafifletir. İlk başta uçsuz bucaksız karanlık bir çöl gibi gelir. Ama dikkatli bakınca, görüverirsin yıldızları ve kendine özgü parlayışlarını. Kimi narin narin süzülür, kimi meydan okur gibi parlar. Aynı anda yıldızlara bakan kaç kişi var evrende acaba? Hangi yıldızlar söndü çoktan? Her yıldız kaç ihtimal barındırır kalbinde? Ve kaçı gerçek olabilir?
Şöyle uzanıp da gökyüzüne bakamadıktan sonra, neye yarar bu duvarlar, camlar, çatılar? Hem zaten şehrin ışıkları susturur, yıldızların fısıltılarını. Çalar, parıltılarını. Çok soru birikir, zihnimizin derinliklerinde, aslında yıldızlardadır cevapları.
Yorumlar
Yorum Gönder