DELİK ÇORAP TEORİSİ

 


BİR SIKILGAN NASIL HAYATTA KALIR? 

1) Her şeye anlam yükler.

Onun için uğraşmaya değer bir şey yoktur hayatta. Bütün hevesler geçici ve boştur. Hayat anlamsızdır ve sonu bellidir. İlginç kılmak için çeşitli anlamlar yükler. Eğlenceli bulduğu bir çizgi çizer kendine, bunun üzerinden yürür. Hayal gücünü çok kullandığı için sınırları genişlemiştir. Yani ilgi alanı ne ise, boşlukları ona göre doldurur;

Hayat boş ve sıkıcıdır. (yerine)

Hayat eğlenceli ve fantastiktir. (der)

Hayat akıl ve bilimden ibarettir. (diyebilir)

Ve ördüğü kozada yaşamaya başlar.

2) İnsanlarla meselelerini halleder.

Aslında türlü kötü tecrübe yaşamdan önce bir sıkılgan, insanlara mutlaka ilgi duymuştur. Kendi türünün her ayrıntısını merak eder. Çok insanla tanışmaktan, onları inceleyip anlamaya çalışmaktan keyif alır. 

Ve fakat bilirsiniz ki insanların bir yanı, bencildir, çıkarcıdır. Bazı insanlar masum bir merakla değil, küçük hesaplarla yaklaşırlar size. Ne koparsam kârdır der, maddi ya da manevi olarak sizden yararlanırlar. Ya da bir iş için lazım olan eşyaymışsınız gibi kullanırlar sizi. Eğer duruma uyanırsanız, artık sizden bir fayda sağlayamayacağını anlayıp "arkadaş" listesinden çıkarıverir adınızı. Belki de daha çok sömürebileceği insanlar çıkmıştır karşısına, o kişiyi tavlamaya çalışırken sizi unutmuştur bile. Hatta unuttuğunu dahi unutmuştur.

Ayrıca insanların çoğu sağlıklı ve doyumlu bir ilişki sürdürebilecek kadar olgunlaşmamıştır ki. Ona ters davranana yanaşır. Sizin hoşgörülü doğanızı anlayamaz. Kolayca elde tutulan bir kişi olarak yorumlar uyumlu karakterinizi. Kibirli olanı gözünde büyütür onun peşinden koşar, kendini sevdirmeye çalışır. Asla kabul görmeyeceği arkadaşlıkları yıllarca sürdür. Belki de umut peşinde koşmak daha çekicidir onun için. Zor olanı değerli sanır.

3) Gizem peşinde koşmak da çekici gelir sıkılgana. 

Bir dönem polisiye okur, gizemli öykülere sarar ya da gerilim filmleri izler. Sonunu merak etmek bir şeylerin ona nefes aldığını hissettirir. Kendini de bir gizemi çözmek ister gibi inceler. Bu onu bir süre oyalar. Asla çözemem diye düşündürecek zorluktaki işlerden de sıkılır. Onun zekasına yaraşacak kadar zor ama belli aşamalardan sonra çözebileceği kadar da kolay olmalıdır.  Hayat sürekli kulak memesi kıvamında kalmaz tabii ki. Ama o uzun süre odaklı kalamaz, kelebek gibi çiçekten çiçeğe konmak için gelmiştir dünyaya.

Gizem başlığında ele alalım; fantastik olana da hayrandır. Paralel evrenler, kurgu dünyalar onu heyecanlandırır. Yani sıkılana kadar tabii ki.

4) Sonsuz çeşitlilikte olduğundan ayrıca ömür boyu uğraşsa dahi sırlarını çözemeyeceğini de bildiği için doğa ona haz verir. Sabırsız ruhunu terbiye edebilmesinde, ona yardım eder. Zaten doğa hangimize yardım etmez ki?

5) Aşk. Evet hayata bağlanmanın bir diğer yolu. Aşk hakkında ahkam kesip, klişe çukuruna düşmek istemiyorum. Yani roller coasterdan kim sıkılır ki?

Daha bir sürü madde bulabiliriz. Çerçeveyi çizdik diye düşünüyorum. Herkes biraz sıkılgandır. Ama yazımı sonuna kadar okuyan candır. 

Ruhumuzu, karantinada tutmaya çalıştığımız bu günlerde birazcık daha fazla sıkılıyoruz maalesef. Cinnete beş kala zaman dilimine hapsolmuş durumdayız. Bu yüzden, değerli hayatımızı muhafaza edebilmek için daha çok çabalamalıyız. Çünkü hayattan sıkılmaya devam edersek, bir dur demezsek buna, içimizdeki o siyah boşluk günden güne büyür. 

Delik çorabınızla oynarsınız ya hani, gittikçe genişletirsiniz deliği. Sonunda iyice sinir olur atmak istersiniz çorabı. Halbuki dikip hayatınıza devam ederdiniz. Çorap = Hayat

O siyah boşluk büyür büyür ve sizi içine alacak boyutlara ulaşırsa, hayatınıza son vermek, delik bir çorabı atmak kadar kolay görünür gözünüze.

O noktaya gelmeye gerek yok. Harcayıp hiçe çevirmeye gerek yok. Sonuçta bir tane çorabınız var ay pardon hayatınız var. Yamalı mamalı, her şeye rağmen tamamen size ait ve sizin kadar güzel. 

Ey sıkılganlar! Bir sıkılgan kolay dayanmıyor bütün bunlara. Ama dayanırsa da, inciler çıkarıyor ortaya.


Yorumlar