Ulan tembellikten zihin koşusu diye bir şey buldum. Utanmadan yazdım bir de.
Hava bu kadar kapalıyken mutlu olmayı nasıl başarıyorlar? Mutlu olmayı başarabilen var mı ki?
Yanıtlanmamış sorular içimi rahatlatıyor. Cevabı olmayan bir soruyuz hepimiz. Annemizin karnında soru işareti gibi kıvrılmamız bundan. Bütün anlamını hayatın, O'nun kollarında bulmamız da bu yüzden.
Çok üzülünce mesela yatakta ağlarken de cenin pozisyonunda kıvrılır insan. Sanki o zaman şefkat görecekmiş gibi. Şartlanmışız işte sevgiye. Ve sevgi sandığımız her şeye, çiçekli bahçemizin yollarındaymışız gibi koşuyoruz.
Sonra bir bakıyoruz çiçekler plastikmiş, yürüdüğümüz yoldaki, bize açılan kollar parmaklıklarıymış hapishanemizin.
Geri dönüp gitmeyi kimse sevmez. İki katı fazla yürüyeyim ama ileri gideyim deriz. Yalnız başına yürüdüğünü hayal et. Birazdan koşacağız aklında bulunsun. Demişken, aklında bulduklarını bir bir yere bırak. Öfkeliysen biraz, uzağa fırlat. Macera seviyorsan bir okun ucuna tak. Ah hayalimde ok atmayı öyle çok severim ki. Ben kafanın içindeyim bu arada. Yürüyen sensin ve yalnız olan.
İşte yalnızlıktan böyle kurtuldum:p Kafanın içine yer ederek. Bu sol üst köşede gördüğün yol karanlık geldiyse, aydınlat yeniden yarat. Yol bir yaratma biçimidir dememiş mi şair?
Stres diye adlandırdığın meseleleri, mavi çöp poşetleriyle ileride sağda görmüş olduğun büyük yeşil kutulara bırak. Sigarandan çektiğine benzer keyifli bir nefes al ve kalan kırıntı düşünceleri o güzel nefesle dışarı gönder.
Daha iyi miyiz?
Zihin yürüyüşü mü desek buna? Hayali yürüyüş meditasyonu mu? Ay bilemiyorum sonra düşünürüz.
Deniz manzarasını gör, bak şu mavinin çivit tonuna, sen istersen martılar da gelir yanına. Ya da her ne istersen olur işte. Kırmızı spor arabanda, en sevdiğin şarkıyla döndürürsün lastikleri, sadece yol şarkı ve sen bir de ben.
Sıkılınca, sinirlenince o taş gibi öfke içimde birikince, koşarım ben. Şimdi farklı bir şey deneyeceğiz; koşacağız seninle. Uçurumdan aşağı çığlık fırlatmaca oynarız belki enerjimiz kalırsa.
Ama şimdi KOŞ!
Forrest Gump gibi, bir sporcu gibi ya da sadece çocukluğundaki gibi. Ve hızlan kalbinin atışlarını hisset. Korkma tıkanırsan sağlık ekiplerini ışınlarım buraya. Sana hiçbir şey olmaz:)
Birden durma tabii. O uyuz olduğun kafanda takıntı haline getirdiğin şeyler, terle vücudundan atılana kadar devam et. Ve biraz yavaşlıyoruz.
Biraz daha yavaşlayıp, hızlı yürüme moduna dönüyoruz. Saçını karizmatik bir şekilde düzelt. Evet sporcular gibi suları iç iç yutma tükür. Daha cool hisset diye yapıyoruz bunları.
Hızlıca vedalaşalım bu kadar terledin. Şimdi duş falan alırken, yanında olmayı istemem. Tanrı esirgesin.
Zihnin berrak ve bedenin yorgun, uyumak için harika bir an. Tabii ki şükretmek için de. Bugün de böyle saçmaladım ama bana iyi geldi. Umarım çok yorulmadın. Antrenör olmak için fazla şefkatliyim. Birazcık da tembel. Ulan tembellikten zihin koşusu diye bir şey buldum. Utanmadan yazdım bir de.
Hoşçakal yine yürürüz belki. Bol su içmeyi unutma.

Yorumlar
Yorum Gönder