Kadınlar Günü


“Benim oğlum ne canlar yakacak” diye büyüttüğümüz oğullarımız can yakmaktan başka bir şey bilmez oldular.

Kadınların canının alınmadığı bir dünya mümkün olduğunda kutlayalım bu günü. Yüzsüzlük yapmış gibi hissediyorum kutlarsam. Ya da ikiyüzlülük bilmiyorum.

 Kadınlar günü aslında, ezilen hor görülen, alt tabaka diye tabir edilen, aşağılanan, eksik etek denen, saçı uzun aklı kısa sayılan, kahkahasında edepsizlik aranan, omuzlarına basıp yükseldiğini unutanlarca tekme tokat dövülen, öldürülen ırzına geçilen gözlerimizin önünde yitip giden herkesin günüdür. İlla cinsiyetinin kadın olmasına gerek yok.

 Benim sözlüğümde, bir adım geride duran, dokunduğu yerde çiçek açan, dünyayı kirlerinden arındıran, bütün nimetleri binbir çeşit lezzete dönüştüren, insanları doğuran, büyüten ve ömür boyu analık yapmaya razı olan, erkeklerin yaptığı her işi yapabileceğini kanıtlamış, ancak bir adım öne çıksa birazcık başarılı olsa, kadınlığını kullanarak yaptı diye yaftalanan, durmak bilmeden çalışan her şeyi affedip, gözyaşlarını kendi silen, her seferinde yeniden dünyayı kucağına alıp ninniler söyleyerek uyutan varlığa ‘kadın’ denir.

 Özgürce sokaklarda dolaşabildiğinde kadınlar, kıyafetinden tırnağına kadar yargılanıp ötelenmediğinde, kadınmış erkekmiş kavramları unutulup da sadece insan diyebildiğimizde, bütün coşkumla kutlayacağım Kadınlar Gününüzü. 

 Boğazımızdaki düğümle, o gün için mücadeleye devam. Bir dakika durup, suç işleyenin hak ettiği cezayı aldığı ve her vatandaşın birbirine, birbirinin yaşam tarzına saygı ve hoşgörü gösterdiği versiyonunu düşünelim ülkemizin. Ve o günler gelsin. Kutlayalım hep beraber İnsanlar günümüzü.

Yorumlar