Dünyanın En Soğuk Kalbi
Dünyanın En
Soğuk Kalbi
İniş takımları açılmıyor uyarısını işittiğimde, soğukkanlılığım ortamı terk etmeye hazırlanıyordu. Yorgundum, acıkmıştım. Ellerim artık titremeye başlamıştı.
Neyse ki kapaklar açıldı,
paldır küldür de olsa inişi gerçekleştirdim. Atmosfer öyle güzeldi ki; hoş bir
melodisi vardı sesinin. Hele o kokusu, hem çekiciydi hem çocuksu. Pahalı bir
parfüm kadar keskin, en saf çiçek kokuları gibi masum, tam onu anlatıyordu.
Soğuk görünmesine aldırmadım
açıkçası. Tam kalbini hedefledim ve durmak bilmeyen bir dağcı gibi tırmandım
doruklarına.
Her patika farklı bir gizem
yaratıyordu. Onu çözemedikçe daha çok büyüyordu içimdeki istek.
Hep severdim kadınları
çözmeyi, hep de çözerdim. Bu defa aşk dedim. Böyle bir şey yaşamadım hiç.
Lunaparkta gibiydim. Bütün
oyuncaklara bindim. Canım ne istiyorsa yedim hiç sıkılmadım. İnanın bana
hayatımın hiç böyle bir dönemi olmadı. Az da değil dört yıl sürdü.
İniş çıkışları kavga
dövüşleri bile harikaydı. Nasıl mı bitti?
Kıyamadı bana kısa ve acısız
bir infazı tercih etti Tanrıçam bir kalemde terk etti beni. Şefkatli
bakışlarıyla boğazımı kestiğini hissettim çünkü konuşamadım. Su getirdi bana,
öksürüğüm su içince daha da arttı. Zehirliyor mu ulan bu kadın beni dedim.
Yüzümü ellerinin arasına aldı “ Seni sevmeye devam edeceğim fakat artık seninle,
anla işte bir arada kalmam mümkün değil. Öyle hafifledim ki bu kararı alınca.
Kendime bile itiraf edemiyordum aylardır. Tek başıma tatile çıkmıştım ya orda
netleşti her şey. Katlanmak sevmek değil diye bir yazı okudum. Buydu dedim bu
işte artık daha fazla katlanacak gücüm kalmadı.”
Kafamda “ Aylardır-
katlandım- bir arada- mümkün değil” kelimeleri hain bir ordunun gözü pek
askerleri gibi üzerime çullandı. Silkindim attım onları.
“ Titriyor musun sen” dedi.
Hem acıyor hem tiksiniyor gibi bakıyordu.
“ Hayır” dedim ittim onu.
“ Sinirli olmanı anlıyorum”
dedi terapistimmiş gibi. “ Her şeyi ayarladım eşyalarımı topladım bu haftasonu
taşınacağım. Böylesi senin için de iyi olur”
İkimiz adına karar verme
alışkanlığının, böyle hazin sonuçlanacağını, tahmin etmezdim.
Güçlü görünmelisin diye
bağırdı benliğim. Etrafıma bakındım. Günü geçmiş gazeteler vardı kedinin kumunu
temizlerken kullanırdık hemen bir tanesini alıp okuyormuş gibi yaptım. Çok da
etkilenmiyorum, hayat devam ediyor bir şekilde mesajını… Kedi! Ayağa fırladım.
-
Tomurcuk nerde?
-
Yokluğunu yeni
mi anladın? Dün götürdüm onu. Sende kalamaz, bakamazsın zaten. Şimdi bunun
tartışmasına girmeyelim
-
Ama o benim
kedim!
-
Ben aldım sana
ama hiç sahiplenmedin, emek vermedin. Sadece sevmekle olsaydı, çiçekler suya
ihtiyaç duymazdı değil mi? Ya da ne bileyim! Sevgi. Çok klişe tamam ama sevgi
emektir biraz da.
-
Ben de
veterinere götürdüm sen yokken baktım. Benim sana emek vermediğimi ima
ediyorsun aslında değil mi? Kedi bir paravan. Bu ilişkiye çok emek harcadım ben.
Kedinin bütün kumlarını da ben aldım. Seni sırtımda taşıdım be!
O an zaman durmuş gibi oldu.
Sanki ölüyordum da anılarımız film şeridi gibi gözümün önünden geçiyordu. Ölen
aşkımızmış o an anlayamadım. Bakışlarının ağırlığını hatırlıyorum. Mitolojide
vardır ya hani Atlas sırtında taşıyordu dünyayı öyle bişeydi sen anlatmıştın.
İşte öyle ağırdı en sevdiğim
gözlerin bana son bakışları.
Oturmuşum yerime çok
hatırlamıyorum. İçim buz kesti. Kapının kapandığını işittim. Yavaşça kapattın.
Kapıyı çarpsaydın ya be kadın. Beni terk ederken bile iyiliğimi düşünüyormuş
gibi yaparak beni daha da yaralamaya çalışıyorsun ama yemezler. Cehennemin
dibine kadar…
Belki de hiç sevmedin beni.
Ben..
Ağlayacak değilim.
Nerde kumanda.
Hep aynı şeyler
televizyonda.
İzlemiştim sanki bu
belgeseli;
- 'Dünyanın en soğuk kenti' unvanına sahip olan Yakutsk kenti.
Yakutsk'da bu hafta sıcaklık -40 ile -51 arasında değişiyor. Rusya'nın Sibirya
bölgesinde yer alan Yakutsk'da 250 bin kişi yaşıyor.
Dünyanın en soğuk kalbiydi
benimki. Ta ki onun kalbine inene kadar. Oraya sığındım kabul etti içtenlikle.
Sıcacık sarmaladı. Ve ben son nefesime kadar orda yaşamayı hayal ederken, kovdu
beni kalbinden. Yok nazikti Allah için. Beni gönderdi, sınırdışı etti. Gitmemi
rica etti. Benden tiksindi. Tomurcuk da gitti. En sevdiğim kedimdi. – Benim
başka kedim olmadı ki.
Dünyanın en soğuk kalbine geri döndüm. Kalbime.
Yorumlar
Yorum Gönder