Hayata Olumlu Bakmak İçin Neler Yapabiliriz?

Her alışkanlıkta olduğu gibi öncelikle bu düşünce yapısının bize yararlı olduğuna inanmalıyız. Pozitif olmanın (coronayı aklınızdan çıkarın) faydalarını sıralayıp ikna etmemi beklemeyin. Bunları hepimiz defalarca duyduk. 

 

İnandık mı bilmiyorum. Biraz olsun merak ettiyseniz okumaya devam edin. Eğer benim gibi çabuk sıkılan biriyseniz daha sonra tekrar gelin. Sabırlı olmak zor sizi anlıyorum.

Şöyle bilgiler derledim. Araştırıp topladım. Evet içinde benim fikir kırıntılarım var. Yüzde çok az. Bana ait diyemem yani.  



1) Güne yükselerek başlayın; Yepyeni bir gün ve güzel geçme olasılığı çok yüksek. (Çünkü siz güzellikleri görmeye odaklısınız)

Güne başlama şekliniz günün kalanı için belirleyicidir. Bu yüzden yataktan ok gibi fırlayın ya da yatakta zıplayın o sizin bileceğiniz iş.

Hemen radyoyu açın ya da pencereyi aslında ikisini birden, temiz hava bol müzik, hayat neden zor olsun ki? Evet tamam bazen zorlayıcı olabilir. Ama engellerin üstünden Mario gibi atlamak da bir seçenek. Gün başlasın!

2) Stres seviyemizi düşürmek için ilk akla gelenleri sayıyorum, kırlarda yuvarlanmak, kuzuları sevmek. Aklım bir an Heidi çizgi filmine gitti. Sokak kedicik ve köpeciklerini besliyoruz biraz da yürüyüşle doğada vakit geçirmiş oluruz inşallah.

3) Sağlıklı Beslenme yazmazsam annem çok kızar. Brokoliyi seviyorum ama ıspanak ağzımı kamaştırıyor demeyin hepsini yiyin. Şeker zehiiiir diyen Canan Karatayé selamlar. Kanser hücrelerini besliyormuş şeker gerçekten.

4) Gülümseyin üff gülün işte. Yapmacık gülsek de deli beynimiz inanıyormuş. Uykusuz olduğumuz halde iyiyim süperim deyince tam kapasite çalışıyormuş. Köle gibi bir şey ayol.

5) Hayatınızdaki insan evlatlarını, izlediğiniz her bişeyi, kulaklarınızdan içeri sızanları, okuduklarınızı (beni okuyabilirsiniz lütfen kendinizi sorgulayıp ben bunu niye okuyorum lan demeyin) iyice gözden geçirin hiç biri sizin modunuzu düşürmemeli. Dünyada çok kısa zamanımız var. Moral bozmaya gerek yok.

Bu noktada devreye giriyorum; iş yerinde olur komşu olur ailede bile olabiliyor, katlanmak zorunda olduğunuz karamsar insanları kati suretle umursamayın. Sünger gibi çekmeyin negatifi. Siz pozitif kelebekler yayın. Onlara bir şey ispat etmeye  çalışıp yorulmayın da zamanı gelince onlar da yükselir olgunlaşırlar.

6) Biraz yavaşlayıp dinlenmem lazım mesela kendimden devam ediyorum. Zihnim çok hızlı oradan oraya çağrışımlar zinciri kurup halay çekiyor. Leyla Mecnunda atlar mı tepişiyodu kafasında te öyle işte. Dua etmek çok iyi hissettiriyor. İbadet etmek gerek zaten. Nefes meditasyonu olabilir. Yarım saat hiçlikte geziniyorum tavsiye ederim.

7) Eleştirin beni. Hiç eleştiriye gelemiyorum. Mükemmel değilim tamam ama tehlikeli bir mükemmelliyetçiyim. Kendimi çok eleştiririm. Dışardan gelen tepkileri kaldırmayı öğrenmeye çalışıyorum. Benim diyeceğim kendinizi ve hiç kimseyi yargılamayın. Size söylenenleri benim gibi bir hafta boyunca düşünmeyin. Almak kabul etmek lazım sanırım. Kendimi düzeltmem için beni hunharca eleştirdiğin için teşekkür ederim sevgili patronum/eşim/dostum diyelim gelsin sürekli ağzımıza.. Neyse. Siz anladınız.

 

Olumlamalar dinliyorlar işe yarıyor mu bilmem. Yabancı dizilerde çok dalga geçiliyor. (Mr Robot ve Russian Doll) 

Benimle beraber tekrar edin.

  

Ne bir kürk ister bu sen gönlüm
Ne bir han ne de saray, lalalay la la lalay
Ye iç eğlen çok kısa ömrün
Sev çünkü sevmek en kolay
 
ve tabii ki (İlk cemre düşmüş bahar geldi sayılır:p)
 
 
Birden zaman dursa her gün bahar olsa
Bugün açan güller hiçbir gün solmasa
Kırılan kalplerin yerini sevgi alsa
Kimse gücenmese, kimse ağlamasa
Ümitsiz günlerin sonu gelmiş olsa
Yediden yetmişe herkes mutlu yaşasa
Dünyada
Hoşgeldin bahar lalala
Hoşgeldin dostum lalala
Neşe getirdin lalala
Dünyaya la lala lala lalala
 




 

 

 

Yorumlar